MÜLAKAT-MUSTAFA ÖZTÜRK

                                                 

 

Bir Sivil Toplumcunun Gözünden-Türkiye’de Sivil Toplum- MUSTAFA ÖZTÜRK (BİLGİ YURDU DERNEĞİ  BAŞKANI)

                                               BİR SİVİL TOPLUMCUNUN GÖZÜNDEN

                                                        ” TÜRKİYE’ DE SİVİL TOPLUM”

* 2006  yılından beri Kayseri’ de gençlere yönelik eğitim ve kültür faaliyetlerini sürdüren Bilgiyurdu Gençlik Eğitim ve Kültür Derneği’ nin kuruluşundan beri başkanlığını yürüten Sayın Mustafa ÖZTÜRK ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

** Mustafa ÖZTÜRK kimdir?

1944 yılında Kayseri’ nin Kızık Köyünde doğmuştur. İlkokulu köyünde okuduktan sonra 1956 yılında Kayseri Lisesi’ nin Orta kısmına yazılır. Üç yıl sonra da Kayseri Lisesindeki öğrenimine devam ederek Kayseri Lisesinden mezun olur. 1965 yılında Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’nün sınavlarına girer.Yapılan her iki sınavı da başarıyla kazanarak, bu enstitünün “Edebiyat Grubu” na yatılı öğrenci olarak girmeye hak kazanır. İlk makalesini, bu okulda öğrenciyken, öğrenci derneğinin yayımladığı “Selçuk Dergisi” nde 1966′ da yayımlar. İlk Meydan nutkunu da gençlik adına 27 Mayıs  1967 de Konya’da yapar. 1967 yılı haziran döneminde okulunu bitir. Aynı yıl Van Atatürk Lisesi’ ne öğretmen olarak atanır ve burada göreve başlar. Daha sonra yurdun birçok yerinde öğretmenlik görevini yerine getiren ÖZTÜRK 1972- 1973 yılında tayinini Kayseri’ ye ister ve Kayseri Aydınlıkevler Orta Okulu’ nda göreve başlar. Öğretmenliğinin yanı sıra iki dönem Ülkü-Bir’ in başkanlığını da beraberinde yürütür. Büyük Ülkü Derneği’nde makaleleri yayımlanır. 1974 yılında “Kurultay” adlı dergiyi yayım hayatına sokar. 12 Eylül 1980′ i takip eden günlerde ” MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” açılır. 14 Ekim 1980 – 15 Nisan 1983 yılları arasında tam 30 ay tutuklu kalır. Tutukluluk süresinin ilk üç ayı Kayseri’ de 27 ayı da Ankara- Mamak’ da geçer. Hakkında her hangi bir suç bulunamadığı için 15 Nisan 1983 de tahliye edilir. Tahliye sonrası bir süre özel sektörde çalışan ÖZTÜRK daha sonra öğretmenliğe geri dönse de 1998 yılında emekli olur. Türk Ocakları Kayseri Şubesi’ nin 1992 – 1994 – 1996 yıllarında yapmış olduğu  olağan kongrelerinde ÖZTÜRK yönetim kuruluna seçilir. 1998 tarihinde Genel Kurul Mustafa ÖZTÜK’ ü başkanlığa layık görür. ÖZTÜRK, bu görevi  2006 yılına kadar başarıyla yürütür. 7 Aralık 2006 tarihinde ise Bilgiyurdu Gençlik Eğitim ve Kültür Derneği’ ni kurmuştur ve halen başkanlığını yürütmektedir ve yazılarını aylık çıkan Bİlgiyurdu Gençlik Dergisi’ nde yayımlamaktadır.  Ayrıca ÖZTÜRK’ ün “Sevda Pınarı” adlı şiir kitabı da bulunmaktadır.

                                                                                                                                                                                                             Sivil toplum organizasyonlarının ülkemizde karşılaştığı başlıca sorunlar nedir?

Ülkemizin sayısız sorunu vardır. Bu sorunlardan birisini çözmek amacıyla bir dernek kurmayı düşünürseniz, önce bu konuya inanan bir grup insanı yan yana getirmek zorundasınız. Bunun yanında, bir dernek merkezinin yani mekanın olması, burasının gerekli eşyalarla donatmalısınız, amacı gerçekleştirmek için çeşitli âletlerin alınması gerekir. Bu da yetmez, amaç için canla başla çalışacak yeterli sayıda gönüllülere ihtiyaç olacaktır. Yeteri kadar gönüllü bulamamışsanız işi ücretli elemanlara yaptırmak zorunda kalırsınız.ivil toplum örgütleri, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelen insanların oluşturdukları dernek, sendika, vakıf ve odaları kapsar.

Kısaca ifade edersek, sivil toplum örgütünün yaşaması ve amaca uygun faaliyetler yapması için iki vazgeçilmez unsur söyleyebiliriz: Birincisi, nitelikli insan; ikincisi ise paradır.

Biz Bilgiyurdu olarak nitelikli, fedakâr üyelere sahibiz ama parayı bulmakta çok zorluk çekiyoruz. Çünkü gelirlerimiz sadece üyelerimizin ödediği aidat ve bağışlardan ibaret. Bize Hükümet’ in herhangi bir desteği söz konusu bile değil. Bazı aksine, yurtdışı fonlardan da yararlanmıyoruz.

Sivil toplumlar günlük sosyal yaşamda yeterince etkin durumdalar mı?

Sivil toplum yasama, yürütme, yargı ve medyadan sonra beşinci güç sayılıyor. Nerede? Demokratik ülkelerde. Mesela, sendikalar 1961- 1980 arasında çok etkindi. Bugün ‘ sendika yok desek’ yeridir. İşçilerimizin çok azı sendikalı. Mevcut sendikalar zayıf. İşçiler üye olmaya korkuyorlar.

Toplumsal bir amaç için kurulan ve İl Dernekler Müdürlüğüne kayıtlı olan pek çok STÖ vardır. Kayseri’ de sayısı 1135′ i buluyor. Bunlar: kültür dernekleri, spor dernekleri, hemşeri dernekleri, köy dernekleri, yardım dernekleri, vakıf ve sendikalardır.

Bunları çoğu kağıt üzerinde vardırlar. Aktif olana kültür derneği 10′ u geçmez. Hemşeri ve köy dernekleri ise birer lokalden ibarettir.

Kayseri’ de, kanaatimce, en başarılı dernek ve vakıflar yardım amaçlı olanlardır. Bunlar, çok geniş yoksul çevrelere yardım ulaştırıyorlar. Öğrencilere burs veren dernek ve vakıflarımız da bu grupta yer alırlar.

Günümüzde sivil toplum organizasyonlarına karşı bir önyargı mevcut durumda sizce bu durumun nedeni nedir?

Önyargı her zaman olmuştur. Sebebi ideolojik ve kültürel yarılmalar ile politikacıların kutuplaştıran ve düşmanlaştıran söylemleridir. Türk toplumu, çıkarcı siyaset erbabı ile yarım aydının sebep olduğu ‘ilerici- gerici, sağcı- solcu, laik- anti laik, Alevi- Sünni’ gibi kutuplaşmalardan çok zarar gördü ve halen de görüyor. Bu durum, ülkemizde milli birlik ve beraberliğin oluşmasına engel oluyor.

Önyargının oluşmasında sivil toplum örgütlerinin payı da unutulmamalı. Yaptıkları olumlu veya olumsuz faaliyetler kendileri hakkında bir kanaatin oluşmasına mutlaka yol açmaktadır.

Önyargıya sebep olan unsurlardan birisi de propagandadır. Karşı propaganda … Siz ne kadar iyi olursanız olun karşı propaganda ile sizi topluma kötü gösterebilirler. Siz, karşı propagandaya önlem almaya mecbursunuz.

 

Sizin de başkanlığını yürüttüğünüz Bilgiyurdu Derneği gençliğe oldukça önem vermekte. Sizce sivil toplum organizasyonlarında gençlerin yeri ve önemi nedir? Ayrıca sivil toplum organizasyonları gençlere genel olarak ne gibi nitelikler kazandırır?

Gençlere dayanmayan veya gençleri ihmal eden bir sivil toplum örgütünün geleceği olamaz. Bunu bilen her kuruluş gençlere yönelir ama asıl önemli olan, gençlere yönelmedeki amaçtır. Amaç, ya gençleri basit, ferdi ve siyasi çıkarlar için kullanmaktır veya onların iyi insanlar olarak yetişmelerine katkı sağlayıp onları topluma kazandırmaktır. Biz, ikincisini yapmaya çalışıyoruz.

Biz gençlerden yararlanmayacağız, gençler bizden yararlanacak. Derneğimizin tüm imkanları gençlerimiz içindir. Onlardan tek isteğimiz, çalışıp başarıya ulaşmaları, bilinçli bir Türk olmalarıdır.

Derneğimizde düzenlediğimiz tüm toplantılar eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Bu toplantılarda üstün nitelikli gençlerin yetişmesi hedeflenmiştir. Üstün nitelikten şunları anlıyoruz:

  • Özgün düşünen, fikri ve vicdanı hür,
  • Fikirlerini özgürce ve ahlâki değerlere bağlı kalarak savunan,
  • Vatansever,
  • Milli bilinç sahibi,
  • Korkmadan eleştiri yapabilen,
  • Mesleğini en iyi şekilde icra eden,
  • Milli ve insani değerleri karakterinin ayrılmaz parçası haline getiren,
  • Türk toplumunun temeli olan aileyi koruyan niteliklerdir.

 

Son olarak da bildiğiniz üzere !6 Nisan 2017 tarihinde ülkece bir sistem değişikliğini oyladık ve bu oylamada da ” evet” oylarının üstünlüğü galip geldi. Böylece parlamenter sistemden başkanlık sistemine doğru bir değişim süreci başladı. Bu değişim sürecinde ve yeni oluşturulacak olan başkanlık sisteminde STK’ ları ne gibi durumlar beklemektedir?

STK’ lar demokratik parlamenter sistemin ürünü olan kuruluşlardır. Otoriter rejimlerde ya STK yoktur ya da yalnızca iktidar yanlısı olan STK’ lar vardır. Dolayısıyla Türkiye’ de başkanlık rejimi kurulursa, bugün var olan pek çok STK kapanacaktır. Çünkü, görevini yapamaz hale gelecektir. Bazıları da siyasi iktidar yanında saf tutmaya mecbur kalacaklardır.

Aslında hiçbir iktidar, kendisini eleştiren ve toplumu uyandıran kişi ve kuruluşları sevmez. Ancak demokratik olgunluğa erişmiş ülkeler, sivil toplumun yararını kavramışlardır. Çünkü onlar biliyorlar ki:

Sivil toplum örgütleri, ” özgür kültür okulları” olarak siyasi partilere bile eleman yetiştirip siyasetin kalitesini yükseltiyorlar. Vatandaşın devletten taleplerine aracılık yapıyorlar. Toplumda bilinçlenmeyi sağlıyor ve refahın yükselmesine yardım ediyorlar. Cehaletle savaşıyorlar. Bu yüzden akıllı demokratik iktidarlar, sivil toplum örgütlerini, kendilerini eleştirseler dahi, demokrasinin ön koşullarından biri sayarak desteklemişlerdir.

 

Röportaj: Mert KARAHASAN

Bir Cevap Yazın